Yaz başında markete girdiğinizde güneş kremi fiyatlarının neden uçuk olduğunu hiç düşündünüz mü? Ya da uçaklar boş kalsa bile bilet fiyatlarının neden düşmek yerine arttığını?. Çoğumuz buna "serbest piyasa" ya da "arz-talep" deyip geçiyoruz ama gerçek sandığınızdan çok daha farklı.

Bu videoda Oktay Özden, ana akım iktisadın bize anlatmadığı bir gerçeği; "Hedeflenen Getiriye Dayalı Fiyatlama" stratejisini ifşa ediyor. Mega şirketler ve o meşhur "üç harfli" marketler, fiyatları piyasaya göre değil, kendi kar hedeflerini garanti altına alacak şekilde nasıl belirliyorlar?.

Bir market, elindeki 100 bin güneş kreminin sadece 30 binini satarak tüm maliyetini nasıl çıkarıyor?. Geriye kalan 20 bin ürün neden çöpe gidiyor da size ucuza satılmıyor?. Post-Keynesyen teori ışığında, cebinizdeki paraya göz diken bu sistemi grafiklerle ve net örneklerle anlatıyoruz.

Enflasyonun sadece bir para meselesi değil, bir "bölüşüm savaşı" olduğunu anladığınızda market raflarına çok farklı bakacaksınız.

Kaynak: Özden, O. (2025). Heterodox theories of inflation. In The Routledge Handbook of Heterodox Economics (pp. 118-138). Routledge.

İyi seyirler!

Kanalı desteklemek için: https://www.youtube.com/channel/UCFrDHMXMBvxkPryv1qRxhtw/join

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir