ALTINDA BÜYÜK TUZAK! Bakın şimdi piyasalarda neler olacak! | Murat Muratoğlu – Selçuk Geçer
Altında son bir haftada yaşananlara bakınca insanın aklına tek bir soru geliyor: Bu nasıl piyasa arkadaş? Ons altın 26 Ağustos’ta 4.697 doları gördü. Ardından Fed Başkanı Kevin Warsh çıktı, faiz sopasını gösterdi… Altının altından sandalye çekildi!
📌 Altın 4.697 dolardan neden bu kadar sert düştü? Gerçekten trend mi bozuldu, yoksa küçük yatırımcıyı silkeleyen dev bir düzeltme miydi?
📌 Dün 4.300 dolar civarına kadar inen ons bugün neden yeniden sıçradı? Dolar ve tahvil faizlerindeki geri çekilme yetti mi, yoksa piyasada fazla mı korkuldu?
📌 Asıl bomba cuma günü geliyor! ABD özel sektör istihdamı ağustosta beklenen 48 bin yerine yalnızca 38 bin kişi arttı. Şimdi gözler tarım dışı istihdamda… Veri zayıf gelirse Fed’in faiz artırımı ihtimali azalır mı, altın yeniden 4.500 doların üzerine saldırır mı?
📌 Fed’in kendi içinde de kafalar karışık. Warsh “Enflasyon düşmezse faiz artırırım” havasında, Waller ise “Biraz daha bekleyebiliriz” diyor. Fed karar vermeden altın yatırımcısı kaç kere karar değiştirecek?
📌 Bir de işin petrol tarafı var. ABD-İran gerilimi yeniden tırmanırken Brent petrol 96 dolar civarına çıktı. Petrol yükselirse Amerikan enflasyonu yeniden azabilir, Fed daha şahinleşebilir. Ama aynı jeopolitik gerilim güvenli liman talebiyle altını da besleyebilir. Yani altının hem dostu hem düşmanı aynı anda sahnede!
📌 Aylık enflasyon yüzde 1,84 iken yüzde 31,51 yıllık enflasyon gerçekten başarı mı? Yoksa baz etkisinin yardımıyla rakam aşağı inerken vatandaş aynı faturayı ödemeye devam mı ediyor?
📌 Üretici fiyatları da pek uslu durmuyor. Aylık üretici enflasyonu temmuzdaki yüzde 1,52’den ağustosta yüzde 2,57’ye çıktı. Üreticide maliyet yeniden hızlanıyorsa birkaç ay sonra bunun etikete yansımasını kim engelleyecek?
📌 Citi bugün enflasyonun hala dirençli olduğunu, iç talepteki yavaşlamanın fiyatlara beklenen ölçüde yansımadığını söyledi. Hatta yılın geri kalanında faiz indirimi için alanın sınırlı olduğunu düşünüyor. Biz kredi musluğunu açmaya hazırlanırken yabancı banka frene mi basıyor?
📌 Merkez Bankası 10 Eylül’de faiz kararını açıklayacak. Ankete katılan 20 ekonomistin 18’i faizin yüzde 37’de kalmasını, yalnızca ikisi yüzde 36’ya indirilmesini bekliyor. Yani piyasaya göre gelecek hafta büyük indirim şimdilik hayal. Peki kamu bankalarında ve kredilerde başlayan gevşeme neyin hazırlığı?
📌 Bir taraftan “sıkı para politikası” diyoruz, diğer taraftan bankaların toplam kredi hacmi yalnızca bir haftada 294 milyar lira artarak 28 trilyon lirayı geçti. Bireysel kredi kartı alacakları da 3,45 trilyon liraya çıktı. Bu ekonomi sıkı mı, gevşek mi? Kemer sıkıyoruz da kemer kimin belinde?
📌 Takipteki banka alacakları da bir haftada yaklaşık 6 milyar lira daha artarak 845 milyar liraya dayandı. Krediyi büyütmek kolay… Mesele vatandaşın ve şirketlerin o krediyi nasıl geri ödeyeceği!
📌 Merkez Bankası rezervlerinde beş haftalık toparlanma durdu. Brüt rezerv 188,2 milyar dolar, net rezerv 66,6 milyar dolar, swap hariç net rezerv 55,9 milyar dolar oldu. İlginç olan şu: Döviz varlıkları yüzde 4,7 azalırken altın rezervlerinin değeri yüzde 2,5 arttı. Biz “altın alınır mı?” diye düşünüyoruz, Merkez Bankası’nın kasasının önemli kısmı zaten altın!
📌 Yabancı yatırımcı geçen hafta 329 milyon dolarlık hisse aldı ama 86,6 milyon dolarlık tahvil sattı. Yani yabancı Türkiye’den tamamen kaçmıyor, fakat parasını nereye koyacağı konusunda oldukça seçici davranıyor. Peki borsadaki yabancı alımı yeni rallinin habercisi mi?
📌 Bugün bir de dış ticaret verisi geldi. Ağustosta ihracat yüzde 8,1 artarak 23,5 milyar dolara çıktı ve rekor kırdı. Güzel… Fakat ithalat yüzde 10,5 arttı, dış ticaret açığı yüzde 22,3 büyüyerek 5,24 milyar dolara çıktı. Rekoru alkışlarken faturayı da masanın altına saklamayalım!
📌 Pazar günü yeni Orta Vadeli Program açıklanacak. Eski OVP’de 2026 yılı enflasyon hedefi yüzde 16 idi. Bugün gerçekleşen enflasyon yüzde 31,51. Büyüme hedefi yüzde 3,8’di, ikinci çeyrekte yıllık büyüme yüzde 2,3 geldi. Şimdi eski hedeflerin üzeri çizilip yenileri yazılacak. Program mı değişecek, ekonomi mi? İşte orası biraz karışık…
Gündemde ne varsa; altınıyla, dolarıyla, faiziyle, enflasyonuyla, rakamıyla, hesabıyla ve tabii biraz da dalgasıyla konuşuyoruz.

