KÜRESEL LOJİSTİKTE ROTALAR YENİDEN ÇİZİLİYOR

Esen Ermiş Ertürk: “Lojistikte asıl mesele maliyet kadar öngörülebilirlik”

Küresel lojistik piyasasında navlunlar, enerji fiyatları ve deniz taşımacılığında değişen rotalar 2026’nın ikinci yarısında sektörün temel gündemini oluşturuyor. Küresel ticaretin yeniden şekillendiği bir dönemde şirketlerin maliyet yönetimi ve kapasite planlaması daha kritik hale geliyor.

Lojistik piyasasını değerlendiren Esen Ermiş Ertürk, özellikle Asya–Avrupa hattında Süveyş Kanalı çevresindeki gelişmelerin navlun ve transit süreleri açısından belirleyici olduğunu vurguladı.

“Bugün küresel lojistik piyasasında en önemli konu maliyetlerin ve rotaların yeniden fiyatlanması. 40 feet’lik konteynerde küresel ortalama spot navlun yaklaşık 4.500 dolar seviyesinde. Asya–Avrupa hattında fiyatlar da yüksek seyrediyor. Bu fiyatlamanın arkasında gemi kapasitesi, rota güvenliği, yakıt maliyetleri ve kapasite yönetimi birlikte bulunuyor.”

Ertürk’e göre Süveyş rotasına yönelik normalleşme sinyalleri, gerçekleşmesi halinde küresel konteyner kapasitesinin kullanımını doğrudan etkileyebilir.

“Ümit Burnu rotasına kıyasla Süveyş’in kullanılması transit sürelerini kısaltıyor. Aynı filo ile daha fazla sefer yapılabilmesi kapasiteyi artırıyor. Bu sürecin kalıcı hale gelmesi halinde orta vadede navlunlar üzerinde aşağı yönlü bir baskı oluşabilir. Ancak piyasada eski fiyat seviyelerine dönüşün hızlı gerçekleşmesini beklemiyorum. Servis ağlarının ve kapasite dağılımının yeniden düzenlenmesi zaman alacaktır.”

Enerji maliyetlerinin de lojistik fiyatlamasının önemli bileşenlerinden biri olduğunu belirten Ertürk, Brent petrolün 107–108 dolar seviyesindeki seyrinin özellikle kara taşımacılığında maliyet baskısını artırdığını ifade etti.

“Yakıt maliyetinin yanında sürücü ücretleri, geçiş maliyetleri, bakım ve finansman giderleri de Avrupa kara taşımacılığının toplam maliyetini belirliyor. Bu yapı, lojistik şirketlerinin fiyatlama ve marj yönetimini çok daha hassas hale getiriyor.”

Türkiye açısından küresel tedarik zincirlerindeki dönüşümün önemli bir fırsat yarattığını belirten Ertürk, ülkenin coğrafi avantajının ancak altyapı ve operasyonel verimlilikle ekonomik değere dönüşebileceğine dikkat çekti.

“Türkiye’nin önünde önemli bir fırsat var. Avrupa ile Asya arasındaki tedarik zincirleri yeniden şekilleniyor. Türkiye bu ticaret akışının üzerinde bulunuyor. Bir lojistik koridorunun rekabet gücünü transit süre ve toplam lojistik maliyet belirliyor. Liman, demiryolu, karayolu ve gümrük altyapısının aynı hızda geliştirilmesi Türkiye’nin bu değişimden alacağı payı artıracaktır.”Ertürk, Çin+1 stratejisi kapsamında Hindistan, Güneydoğu Asya, Meksika ve Doğu Avrupa’da oluşan yeni üretim merkezlerinin de lojistik talebin coğrafyasını değiştirdiğini söyledi.

“Yeni üretim merkezlerinin ortaya çıkması yeni taşıma hatları, depo ağları ve dağıtım modelleri oluşturuyor. Önümüzdeki dönemde lojistik sektörünün stratejik değeri kapasitenin doğru pazara yönlendirilmesi ve müşteriye maliyet ile teslimat konusunda öngörülebilirlik sağlanması üzerinden şekillenecek.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir