‘Küresel salgına karşı enerji tasarrufuna dikkat edilmeli’

‘Küresel salgına karşı enerji tasarrufuna dikkat edilmeli’

Tüm dünyada etkisini gösteren koronavirüs ile bilim insanlarının mücadelesi devam ederken, ülkeler uzun vadede virüs sonrasına yönelik ekonomik planlama yapıyor.

Aralık ayından bu yana küresel çapta endüstriden ithalata kadar pek çok sektörde etkisini hissettiren koronavirüs, aynı zamanda enerji sektörünün de büyüme hızını yavaşlatıyor. Yapılarda Enerji Verimliliği Derneği (VERİMDER), enerji ile ilgili önlem alınması gereken bir dönemde olunduğunu vurgulayarak, bu dönem içerisinde enerji tasarrufunun öneminin altını çizdi.

Araştırmalar sonucu elde edilen raporlara göre virüsün yayılma hızı giderek artarken, zirve yapıp düşüşe geçmesinin en erken yılın ikinci yarısından sonra olacağı ifade ediliyor. Bu süreçte mevcut üretimin devam etmesi, ülke ekonomisinin en az şekilde etkilenmesi için VERİMDER, enerji tasarrufunun büyük önem taşıdığını ifade etti. Toplumun büyük kesiminin evde kaldığı ve bireysel enerji tüketiminin arttığı bu dönemde, enerji ile ilgili önlem alınması gerekiyor. Dünyada kısıtlı kaynakların doğru ve verimli kullanılması atılacak ilk adımlar arasında yer aldığı belirtiliyor.

“Salgın sonrası yeni düzende enerji verimliliği öne çıkıyor”
Türkiye’nin enerjide dışa bağımlılığının azaltılmasına yardımcı olacak enerji verimliliğinin, özellikle salgın sonrası yeni düzen içerisinde büyük önem taşıdığı belirtiliyor. Bireysel önlemlerin yanı sıra kamu ve devlet özelinde de alınacak tasarruf önlemleri, salgın sonrasında ekonomik kalkınmanın sağlanmasında büyük etki göstereceği ifade ediliyor.

Türkiye’nin enerji ithalatının cari açığı en çok artıran faktörler arasında olduğuna vurgu yapan VERİMDER Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Emre Alkin; “Türkiye’nin ithalatının yüzde 85’inden fazlası hammadde, ara malı ve yatırım malından oluşuyor. Enerji ithalatı ise cari açığı en çok artıran faktörler arasında. Petrol fiyatlarının son yılların en düşük seviyesinde seyretmesi Türkiye’yi rehavete sevk etmemeli. Enerjinin yüzde 40’ından fazlası konutlarda tüketiliyor ve söz konusu hanelerin yüzde 85’inde enerji verimliliği sağlanamıyor. Hem ısıtmada hem de iklimlendirmede büyük bir enerji kaybı oluşuyor.” diye konuştu.

“Yalıtım seferberliğini 16 milyon haneye ulaştırmak mümkün”
Türkiye’nin geleceğini garanti altına almak için herkesi enerji verimliliğine ve yalıtım seferberliğine davet eden Prof. Dr. Alkin; “Hem inşaat sektörünün içinde bulunduğu darboğazı aşmak hem ülkemizin dış politikasına da doğrudan doğruya etki yapan enerji talebini makul seviyeye çekmek hem de vatandaşların enerjiyi tam randımanlı ve daha ucuza tüketmeleri için bir seferberlik başlatmak zorundayız. Türkiye’de toplam 18 milyona yakın kişi tüketici ve konut kredisi kullanmakta, 7 milyon aile de evinde kiracı durumundadır. Hane halkının bir aylık temel ihtiyaçları 6.5 milyar dolar civarındayken, su-elektrik-doğalgaz-sağlık masrafları eklendiğinde bu fatura 10-12 milyar dolara çıkmaktadır. VERİMDER olarak amacımız vatandaşın ve devletin sırtındaki bir kamburu bertaraf ederek yılda en az 5 milyar dolarlık bir tasarrufu sağlamak ve nihayetinde 10 yılın sonunda yalıtım seferberliğini 16 milyon haneye ulaştırmaktır.” dedi.

Etiketler: , , , , , ,
21 Nisan 2020 Salı 12:45 | 0 yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir